Yağmur damlalarının cama vurması, insanın içini tuhaf bir huzurla doldurur. Sanki her damla, söylenmemiş bir şeyi fısıldar. Bazı anlar vardır ki, sessizlik en güzel konuşmadır ve yağmur tam da o sessizliğin dilini konuşur.
Damlaların Arasında Kaybolan Sözler
Yağmur yağarken söylenen kelimeler farklıdır. Belki de bu yüzden insanlar en derin sohbetlerini yağmurlu günlerde yapar. Bardağındaki çayın buğusu yüzüne vururken, karşısındakinin gözlerine bakar ve o ana kadar söyleyemediklerini söyler. Çünkü yağmur, kelimeleri yumuşatır, sertlikleri alır götürür.
Pencereden dışarı bakarken düşündüğümüz o cümleler, aslında yağmur sesine karışan kelimelerdir. "Özledim" demek isteriz ama sadece camı seyrederiz. "Affet" diyecekken, damlalara odaklanırız. Yağmur, söylenmeyen her şeyin tanığıdır.
Yağmurda Yazılan Şiirler
Şairler neden hep yağmurdan bahseder? Çünkü yağmur, duyguların en ham halidir. Ne mutluluk kadar gösterişlidir, ne de hüzün kadar derin. Yağmur, ikisinin arasında bir yerdedir - melankolik ama umut dolu.
Yağmurda yazılan her mısra, aslında içimizdeki bir sesi dışarı çıkarma çabasıdır. O yüzden bazı şiirleri okurken yağmur sesi duyarız. Çünkü o kelimeler, zaten yağmur sesine karışarak yazılmıştır.
Yağmur ve Hafıza
İlginçtir ki, en canlı anılarımızın çoğu yağmurlu günlerdendir. Belki ilk öpücük, belki bir veda, belki de hiçbir şey olmayan ama unutulmayan bir an. Yağmur, anıları yapışkan yapar - hafızamıza kazır.
Sessizliğin Dili
Bazen en güzel konuşmalar, hiç konuşmadan yapılanlardır. İki insan, yağmur altında, şemsiyesiz, birbirlerine bakmadan, sadece ıslanarak. İşte o an, bütün kelimeler yağmur sesine karışır ve geriye sadece anlam kalır.
Yağmur, bize sessiz kalmayı öğretir. Her şeyi söylemenin gerekmediğini, bazı duyguların sadece hissedilmesi gerektiğini hatırlatır. Çünkü bazı kelimeler, söylendiğinde değerini kaybeder. Yağmur sesine karıştığında ise sonsuza dek yaşar.
Yağmur Bittiğinde
Yağmur durduğunda etrafta tuhaf bir dinginlik olur. Sokaklar ıslak, hava temiz, dünya sanki yeniden doğmuş gibi. O anda fark ederiz ki, yağmur sesine karışan kelimeler kaybolmamış - toprağa sinmiştir.
Ve belki de bir gün, yeni bir yağmurda, o kelimeler tekrar buharlaşıp gökyüzüne yükselecek, bulutlarda dolaşacak ve başka birine, başka bir yağmurda, yeniden fısıldanacak.
Yağmur yağar, kelimeler susar, duygular konuşur. Ve biz, o sessizliğin ortasında kendimizi buluruz.

0 Yorumlar