Akşamüstü telefonun ekranı yanar ve tanıdık bir isim görürsün. Parmakların klavyenin üstünde bekler. "Nasılsın?" yazarsın, silersin. Yeniden yazarsın, yine silersin. Sonunda telefonu ters çevirip masaya bırakırsın. Dışarıdan bakan hiçbir şey olmadığını sanır, oysa içeride koca bir konuşma yapılmıştır. Yalnızca kimse duymamıştır. Bazı özlemler böyledir. Eski bir fotoğrafın önünde biraz fazla oyalanırsın, yıllar önce birlikte yürüdüğün sokaktan bilerek geçersin, bir mesajı yazıp göndermeden kapatırsın. Bu sessizlik her zaman söyleyecek söz bulamamaktan gelmez. Bazen duygu kelimelerden büyüktür ve dile sığmadığı için içeride kalır. Bir sessizlik şiiri okurken insanın kendi iç sesini duymasının nedeni de budur. Şimdi sekiz dizelik kısacık bir şiire bakalım. Küçük görünür ama içinde uzun bir hikâye saklıdır. Sessizlik Şiiri – Söylenemeyen Duyguların Dili Sessizlik Seni özledim demeden, Gözlerimde yazdım her şeyi. Elimde tutamadım zamanı, Yüreğimde sakladım sevgiyi. G...
Dizeler ve Hayat, şiirler, duygular, kısa edebi yazılar ve hayat üzerine düşüncelerden oluşan kişisel bir blogdur. Samimi, sade ve içten dizeler arayanlar için.